Bilgisayar konusunda bazı takıldığım noktalar… Pek de şaşırtıcı gelmeyebilir, ama bana göre tuhaf (gıcık)…
 
Meğerse :
 
  • CD sürücülerinde kulaklık çıkışı ve ses seviye düğmesi olması… Eski CD sürücülerinde vardı, kimsenin kullanmadığı özellikler artık yok.
  • Linux’da exe dosyalar çalışmazmış… Wine biraz işe yarayabilir, başka bir işletim sisteminin başka bir sistemi desteklemesi iyi birşey. Windows bunu yapamıyor.
  • Mavi ölüm ekranı çok kötü bir şey, uyarıymış. Aslında PC’nin kilitlenmesi en sinir bozucu olanı. Mavi ekran genelde donanım arızalarında çıkıyor.
  • Kasadaki güç kaynağı elektrik dalgalanmalarına hassasmış. UPS veya özel prizler becerebiliyor, ama güç kaynağı neden düzeltemiyor?
  • CRT monitörlerde degauss ile renk bozulmalarını düzeltebiliyoruz, LCD’de bu otomatik. Ama LCD’deki bölgesel bulanıklık her zaman düzeltilemeyebilir.
  • Her üretici klavyede ortadaki Enter’ı farklı biçimde yapıyor. Başka bilgisayara geçince insanın eli ayağına dolanıyor. Özellikle dizüstündeki klavyelerin çoğu bu konuda kötü.
  • Zıplayan fare imlecine çözüm yok mu? Toplu farelerdeki bu sorun aslında optik/lazer farelerde devam ediyor. Fare altını toz ve tüyden temizlemekten bıktık.
  • Cep telefonlarının genelde 1 hafta pil süresi olmasına rağmen dizüstü bilgisayarların pil süreleri çok kötü. Yıllardır çözülemedi.
  • CD ve DVD sürücüler çok gürültülü çalışıyor. Hatta bazı sürücüler CD’ye zarar veriyor, çizerek çalışamaz hale getiriyor.
  • Dokunmatik (touchscreen) hala hayal, çok pahalı. Cep telefonlarındaki ekranlar küçük olduğu için parmak ile dokununca istenmeyen yerler de tıklanıyor.
  • Üreticiler yavaş yavaş piyasaya sürerek kazanç elde ediyorlar. Mesela 512MB ve 1 GB bellek vardı, sonra 2 ve 4 GB sürüldü, sonra 8 ve 16 GB sürüldü. Acaba hepsi aynı görünümde olduğu halde çok mu zordur, tek parça içine istenen belleği yerleştirmek, teknoloji aynı değil mi?
  • Harici disk sürücülerinin bazıları ayrıca elektrik beslemesi istiyor. Bu diskler hem ağır, hem de taşınabilir mantığına ters. Kablo salatası…
  • "Donanım Güvenli Kaldır" ile bellek çıkarılsa bile bozulmaması garanti değil. Buna daha iyi bir çözüm bulunabilir.
  • Kasada güç düğmesi var ama reset düğmesi neden artık yok? Reset ile kilitlenme durumunda açıp kapamak çok daha iyi.
  • Mürekkep püskürtmeli yazıcıların kartuş bitme ve kuruma sorununu halledebilen var mı? Lazer yazıcı mı alalım? (HP ColorSphere 1600, memnunum)
  • MP3 çalarlara neden iPod diyoruz? Ha, selpak mendil demek gibi yani. Bu arada genelde mp3çaların radyo özelliği olsa bile ses kalitesi kötü. Buna da bir çözüm olmalı.
  • iPod neden iPhone ile aynı arayüze sahip, madem aynı kasa olacak birleştirin bari.
  • Dizüstü bilgisayarlarda neden sağlık yönünden de test değerleri söylenmiyor (geri dönüşümlü malzeme), performans değerleri (sadece Vista ve 7 için basit bir puanlama var) gizleniyor?
  • Dizüstü bilgisayarlarda anakart önemli değil mi? Tüm parçalar listelenirken, anakart atlanıyor. Oysa en önemli parça budur.
  • Yasaklı sitelerde girmek DNS ayarı ile kolayca aşılabiliyor. O zaman neden yasaklanıyor? Gerçekten kapatılacaksa başka yol bilmiyorlar mı, ya da kapatmasınlar.
  • Virüs, truva atı veya spam gibi istenmeyen şeyler için kullanıcı mı önlem almalı yoksa işletim sistemi mi daha sağlam olmalı?
  • CSS ve Javascript ile çok güzel şeyler yapılabiliyor, ama neden tüm tarayıcılarda aynı sonuç üretilemiyor?
  • 1998’de Delphi programlama dilinde çok rahat bir IDE ve kodlama varken, hala neden diğer programlama dilleri bu seviyeye gelemedi?
  • mIRC’dan ICQ’ya, Messenger’dan Facebook’a insanlar sadece chat için mi interneti kullanıyor? Çok fazla sanal arkadaş edinmek sosyal olmak mıdır? Neresi zevkli bunun?
  • Dizüstü madem özgürlük sağlıyorsa, neden etrafta çayırda çimende dizüstü kullanan göremiyorum? Demek ki o kadar taşınabilirlik yok.
  • Dizüstü çantaları pratik değil. El ve omuz ağrısına neden oluyor. Birde çantada bir sürü (fare, adaptör, ağ kablosu, ıvır zıvır) taşımak, toplamak, priz aramak, ağ aramak rahat değil.
  • Teknolojiyi takip etmek hep son sürüm/çıkan şeyi alıp kullanmak değil ki. Harcanan paraya boşa. Zaten son olanı alsanız bile hemen ertesinde daha iyisini çıkarıyorlar. Bu hareketliliği seyretmek bile sinir bozucu.
  • Televizyon nasıl çabucak açılıyor ve kapanabiliyor ise, bilgisayarlar da hızlı açılmalı ve kapat denince bekletmemelidir. "Hazırda beklet" geliştirilebilir.
  • Bilgisayarda uzun yazıları okumak nedense zor geliyor. Mesela haber siteleri gibi. Bir de aralara bol reklam ekleyip, okunamaz hale getiriyorlar. İnternet haberciliği daha fazla gelişmeli. (Bu yazı da fazla uzun oldu.)
  • İnternetten birşeyleri "öğrenmek" kolay ise neden bu amaçla kullanım az? İnterneti kendimizi istediğimiz bir konuda geliştirmek için daha fazla kullanalım.

Demek ki teknoloji aslında o kadar da süper bir yerde değil. Bu arada "Teknoloji Kimin Umurunda" kitabını okumanızı tavsiye ederim.

Reklamlar