eÖğrenme’ye uyumlu modüller tüm alanlar için geçerli olmalı. Sadece Bilişim için değil.

Özellikle Cisco’nın eğitim stratejisi örnek alınabilir. Çevrimiçi öğrenme yöntemleri ile binlerce insan yetiştirilebilir. Kalifiye hale getirilebilir. İçerik ve deneme sınavları çevrimdışı çalışmaya müsait olmalıdır.

"eÖğrenme ile öğrenci 135 modül 8000 sayfa okumaktan kurtulacak ve basit çevrimiçi test yöntemi ile sertifika kazanacaklardır" demiyorum. Yine öğrenci okumak araştırmak ve uygulamak zorundadır. Öğretmen de yönlendiricidir. Öğrenciyi denetler. Yani öğretmenin fonksiyonu 10 saat ders anlatmak olmamalıdır. "eÖğrenme ile öğretmensiz eğitim olabilir" de demiyorum. Öğretmen veya usta öğretici sayesinde öğrenci körelmez, başka konulara dalmadan, çizgisini bozmadan yoluna devam etmesi sağlanır.

Modüller elden geçirilirken veya yeniden yazılırken tüm modüller için bir stil oluşturulabilir. Modüllerin okunmasını kolaylaştırıcı, anlaşılmasını hızlandırıcı olacak şekilde profesyönel yaklaşılmalıdır. Modüllerin indeks ve fihrist özellikleri yapılmalıdır.

Piyasada kitap yazan öğretmenlerimiz, tabii ki destek olabilirler. Ama burada amacımızın, öğrenciyi bilgi veya terimlerle boğmak olmadığı unutulmamalıdır. İngilizce çevrimlere dikkat etmeli, Türkçe karşılığı olmayan terimlere uygun karşılıklar aranmalıdır. Orijinal ismi dipnot olarak verilmelidir.

İçerik oluşturulurken sadece öğretmen değil piyasadaki uzmanlardan destek alınmalıdır. İçerik hazırlanması bitince, "eğitim ve öğretime" uygunluk açısından test edilip, düzeltilmesi gereklidir. Türkçe yazım hataları ve grafik, tablo hataları elden geçirilmelidir. Bu işlemler aceleye getirilmeden yapılmalı, disiplinli bir şekilde ince eleyip sık dokuyarak yapılmalıdır. İçerik oluşurma ve onaylama aşamaları birkaç kişiye bırakılmamalı, kalite artması için daha fazla insanın gözden geçirmesine izin verilmelidir.

Değişiklik ve iptallerin anında öğrenci ve okula bildirilmesi için bu sisteme uygun bir web uygulaması gereklidir. Bunu da en iyi eÖğrenme araçları sağlayabilir. Etkileşimli ve geri dönüşümlü olan "web" euygulamaları, insanları biraraya getirmek için güzel bir fırsattır.

Türkiye’de çok fazla ziyaret edilen sitelere bakılacak olursa (facebook, yonja, blogcu, frmfr, ekşi sözlük, haberler, dosya indirme siteleri…) insanlarımız uzaktan eğitim altyapısını sağlayan siteleri, ders almadan rahatça öğrenip kullanabilir. http://xhami.blogspot.com/2009/06/turkiyenin-en-cok-girdigi-siteler.html

eÖğrenme yöntemi:
http://www.infinityteknoloji.com/icerik/e-ogrenme-ne-tur-avantajlar-saglar.html
http://www.bilgiyonetimi.org/cm/pages/mkl_gos.php?nt=686
http://www.enocta.com/web2/ShowSinglePages.asp?PageName=danismanlik&T=2
http://tr.wikipedia.org/wiki/Uzaktan_eğitim_ile_yüzyüze_öğrenme_arasındaki_farklar,_avantaj,_dezavantajlar

Uzaktan eğitim yönteminin 1700’lü yıllara dayandığını, eöğrenme (mobil öğrenme) yönetminin temellerinin de 1970’lı yıllara dayandığını biliyoruz. 1990’lı yıllarda CCNA ve MCSE sertifikaları bu yöntem ile verilmeye başladı.

MEGEP temel olarak eski eğitim sisteminin yenilenip, 30 yıl aynı konuların tekrar tekrar anlatılması değil, çağa uygun ileri bir eğitim sistemi amaçlar. Kişisel amaçlarımızdan daha önemli olan çocuklarımızın geleceğinin parlak olmasıdır. Ne kadar fazla dallara ayrılır ve kaliteyi düşürmez isek o kadar fazla işsiz insanımıza gelecek sağlanacaktır.

Bilişim sadece LCD TV, cep telefonu ve dizüstü bilgisayar tüketimi değildir. Yazılım ve donanım olarak Türkiye’nin de payı vardır. Borsa’da Bilişim’in işlem hacmine bir bakın. %10 bile değildir.

Reklamlar