9 yıllık bir bilgisayar öğretmeni olarak, sanmayın ki “bilgisayar” olarak hiç problem yaşamıyorum. Donanım ve yazılım olarak hemen her gün bir sorunla karşılaşıyorum. Bazen çözmesi haftalar sürüyor.

 

·          10 yıl önceki PC’mde (Pentium 133) ilk ses kartı ve CDROM takmada bayağı zorlanmıştım. CD’de sorun çıkmadı ama ses kartını (Yamaha idi galiba) Win95’e bir türlü tanıtamadım. Tanıttığımı sandığımda bir iki basit ses çıkartıp, tekrar bilgisayar açıldığında donanımı görmüyordu. 2 hafta didindim ve sonunda aldığım yere geri iade ettim. SoundBlaster 16 altım ve bir kerede tanıttım.

·          10 yıl önce ilk evde PC toplama denememde her şeyi toparladığım halde sabit diski bir türlü tanıtamadım. Aslında 3 saat boşuna uğraşmışım. Önce Diski FDISK ile bölümlendirmem gerekiyormuş… Ben ise doğrudan format atmayı deniyordum ve tabii ki yapamadım. Başka bir bilgisayar uzmanına sorduktan sonra sorun kalmadı…

·          Win95 ve 98’de çok sık mavi ekran görürdük. Yani nerede ise her ay Windows’u yeniden kurardık. Çok nazik işletim sistemleri vardı. Linux’un grafik arayüzlü hali ise o zamanlar pek daha yeni yeni kendini gösteriyordu. Mesela fare, ses ve VGA tanıtımı çok çileli idi, bana göre tabii…

·          10 GB disk almıştım yeni. Ama bir türlü üzerine Windows kuramadım. Meğer üzerinde “bad sector”ler varmış. Geri iade ettikten 2 hafta sonra Quatum yerine başka bir marka disk ile yoluma devam ettim. 2 haftalık disksiz PC zamanımda ne yaptım bilin bakalım: Disketten PC’yi açıp CD’den sanal belleğe oyun yükleyerek zaman geçirdim. Bir ayar dosyasını değiştirerek sanal disk alanını artırmıştım. CD’den kurulum gerektiren DOS oyunlarını oraya kurdum. Tabi kilitlenme olursa kurulum uçuyordu…

·          İlk internet bağlantılarımda (1999 gibi) TurkNoktaNet aylık bağlantı alıyordum. Modem ayarları filan derken bir türlü bağlanamayınca, adamlara telefon ettim. Kullanıcı adını meğerse yanlış yazıyoruşum. TurkNoktaNet yetkilisi telefonda adımı tekrar ederken, hatamı fark ettim: NOKTA kelimesi yerine normal “.” basıyormuşum… Turk.Net gibi yani…

·          İlk FAT32’ye geçişimde diske bir defrag yapayım dedim. Bilin bakalım ne kadar sürdü: nerede ise 10 saat. FAT16 olan dosyalar FAT32’ye dönüşünce binlerce parçaya ayrılmışlardı. Hem de performans hiç artmamıştı.

·          Fazla virüsler başıma bela olmadı desem de 10 yılda 10 kere felaket yaşadım diyebilirim. CIH virüsü GigaByte anakartın BIOS’unu sildi. 10$ BIOS yazma parası… Oyun CD’sinden bulaşan bir virüs vardı. Fprot o zamanlar favori antivirüsümdü. İlk kez internete girdiğimizde MIRC’dan bulaşan bir Truva atı. Şu anda da crack sitelerinden bulaşan virüsler hala var. 500 bin dosya var bilgisayarımda ve silemediğim virüsler duruyor.

·          Yine 1999 yılı civarında ilk CD yazıcım olan 300$’lık Ricoh sürücümü aldım. Ama başıma bela sarmıştım. CD’lerin 3’te birini yakıyordu. 40 dakika süren CD yazma oturumunda %100 olacakken CD çıkamayıp yanıyordu. İğrenç bir CD yazıcı idi. O zamanlar boş CD’ler de çok ucuz değildi.

·          2000 yılında ben askerde iken evi su basmıştı. Bizimkiler de yerde duran yazıcıyı yerden alıp kurutmak için saç kurutma makinesi ile bayağı uğraşmışlar. Çalışıyordu.

·          5–6 yıl önce aldığım Fly TV kartını nerede ise hiç kullanmadığım için bugün söküp rafa kaldırdım. Bunda kimsenin hatası yok. Ama Tuzla’daki satıcı ile ilk alışverişte birkaç sorun çıkmıştı. Uzaktan kumanda için gereken kızılötesi kablo kutudan çıkmamıştı. 1 hafta sıkı takipten sonra kablo geldi. Adama kutudan eksik çıktığına inandırmak bayağı zor oldu nedense.

·          Hevesle aldığım birçok oyunu bitiremeyip hile yapıyorum. Bazı oyunlarda hileyi kendim de bulduğum oldu. Mesela BattleZone diye bir robot oyununda Edit/Düzenleme modunu bulmuştum. E düşmanları öldürmek o kadar kolay oldu ki…

·          Pentium 2 – 350 MHz olan PC’mi yazılım olarak overclock etmiş ve 385 MHz ile uzun bir süre çalışmıştım. Bir problem olmadı. Ama sonraki bilgisayarlarımda ekran kartı ve işlemci overclock etmeye pek hevesim kalmadı. Zaten yeterince güçlüler bence.

·          İlk aldığım 512 MB Flash belleğim ani çıkarma sebebi ile bozulmuştu. Bozuk olan sektörü tahmini olarak belirleyip disk bölme programı ile ikiye ayırdım. Yani bozuk bitleri olan kısmı hiç kullanmadan 100 MB’lik bir sağlam flash belleğim olmuştu.

·          İkinci el olarak aldığım Dell Inspiron dizüstü tabii ki problemleri olan bir dizüstü. CD okuyucusu CD’leri çiziyor. Bir arkadaşım içine kâğıt sıkıştırdı. Böylece CD ile okuma kafası arasında biraz boşluk meydana geldi. Artık çizmese de okuma hızı ve yazma hızı berbat. Ekran koyu ve 1 adet ölü nokta sahibi. Pil süresi 2 saat civarında. Ekran kartı oldukça zayıf. 1.6 GHz işlemci gücü az. Wireless bağlantılar pek performanslı değil.

·          Samsung LCD ekranımda tam ortada bir kırmızı canlı nokta vardı. Aldığım gün Bimeks’i arayıp, iade etmek istedim. Adamlar inanmadı tabi. Tek hatalı nokta onlara göre önemli değilmiş. 3 gün doğrudan uğraşarak yeni LCD’me kavuştum. Teknik servislerinde yakından takip ettim. Yenisini vermek istemediler nedense. Ben de paramı geri istedim. E onu da vermek istemediler. Neyse sonunda geri yenisini verdiler. Samsung’dan memnunum ama aldığınız yerlerin servisi de kaliteli olmalı…

·          1 yıl önce PCGold’dan aldığım toplama PC’de ekran kartı problemi oldu. 2–3 gün önce çalışan makine artık ekran kartını göremiyordu. 4 kere Windows yeniden kurmama rağmen aynı hata devam etti. Kasayı Kadıköy’e taşıdık tabi. 1 saat teknik servis elemanı inceledikten sonra haklı olduğum ortaya çıktı. 2 hafta sonra firma sonucu belirleyecek. Bakalım yenileyecekler mi? 

Reklamlar