Carom deyince, eski oyunları da hatırladım.
ilk bilgisayarımı 1996 yılında almıştım. P133, 16 MB ram, 2 mb ekran kartı.
O zamanlar, hala da sevdiğim, oyunlar Tomb Raider, Duke Nukem, Blood, warcraft ve NBA Live idi. Özellikle Tomb Raider bence bir efsanedir. Bulmacaları çok akıllıca tasarlanmış, ve çözümü emek istiyor. Grafik olarak ilerlemiş olsa da eskiden neredeyse diskte yer kaplamadan kurulabiliyordu.
Duke Nukem ise espirili ve akıcı bir hikayeye sahipti, defalarca aynı bölümü oynadığımız oldu. Gizli yer bulma uzmanı olduk neredeyse …
 
Carmageddon ise en sevdiğim gerçekçi hasar alan arabalara sahip oyundu. En son 2000 var galiba. 6 yıldır yenisi çıkmadı.
 
Warcrafttan sonra çıkan, Starcraftı o kadar sevemedim. Biraz soğuk geldi. Eski oyunlarda nedense bir komiklik, tuhaf seslendirme vardı. Şimdiki oyunlar ise çok ciddi. Belki de üzerlerinde hiç düşünülmeden yapılmalarından.
 
Bazı oyunların demoları süperken, normal oyunları berbat. Mesela Quake2’nin demosu bana çok hoş gelmişti. Hemen gidip CD’sini almıştım. Maalesef çok sıkıcı bir oyunmuş. Online oynadığım da oldu, ilk "lag" kavramı ile bu oyunda karşılaştım zaten. Unreal Tournament de  demo olarak süperken, tam CD’si iğrenç yavaş bir oyundu.
 
İnatla bazı oyunlarda ilerlemeye devam etsem de artık oyun bitmeden, CD’yi bir kenara atar oldum. Halo gibi. Neredeyse bitirmek üzereydim ama, hep aynı samansı etkinlikler beni baydı. Sonunda at kenara.
 
Soldier of Fortune ve Red Faction da fırtına gibi geçip gitti. Nesnelerin parçalanması gerçekçi gibi olsa da belli bir yerden sonra, zeka ile ilgili kısım kötü olunca hiç zevk vermemeye başlıyor.
 
Half Life 2 biraz güzel olsa da bazı mantık hataları bıktırıyor. Ölen adamların tekmeleyemiyorum mesela!?!…
 
Oyun grafiklerinin iyileştirilmesi değil, yapay zekanın iyileştirilmesi gerek. Yoksa aynı tas aynı hamam, 10 yıldır hep aynı tür oyunlar yapılıyor.